Duman Defteri5 dk okuma
Deftere Dön
Hakkımızda & Şeffaflık14 Mayıs 20265 dkİbrahim'in Yeri

İbrahim'in Yeri: Neden Buradayız, Ne Yapıyoruz

İbrahim'in Yeri — Bolu Dağı D100 Bakacak Mevkii'nde neden durduğumuz, ne pişirdiğimiz ve misafirlerimize ne vaat ettiğimiz. Kendi ağzımızdan pillar hakkımızda yazımız.

Meşe közünde pişen et mangal — İbrahim'in Yeri Bakacak Mevkii
Foto · Meşe közünde pişen et mangal — İbrahim'in Yeri Bakacak Mevkii

Bu sayfayı açtıysanız, muhtemelen bizi merak ettiniz. Google'da "ibrahim'in yeri" yazdınız, belki daha önce Bolu Dağı'ndan geçerken tabela gördünüz ya da birinin tavsiyesiyle geldiniz. Hoş geldiniz. Şimdi size kim olduğumuzu, neden burada durduğumuzu ve ne yaptığımızı olduğu gibi anlatacağız.

Biz Kimiz

İbrahim'in Yeri, Bolu Dağı D100 Karayolu Bakacak Mevkii'nde faaliyet gösteren bir et mangal ve yöresel kahvaltı işletmesidir. Kurucumuz Halil İbrahim Uygun, bu topraklarda doğup büyümüş, Düzce ve Bolu'nun tarım ve hayvancılık kültürüyle yoğrulmuş biri. Amacı başından beri netti: bölgenin gerçek lezzetlerini, bölgeyi tanımayanlarla buluşturmak.

İşletme, önceki adını ve yüzünü tamamen değiştirerek 2022'de İbrahim'in Yeri adıyla yeniden doğdu. Yeni mutfak, yeni anlayış, yeni standartlar — ama aynı toprak, aynı kömür, aynı mevki.

Bu Yer Neden D100 Bakacak Mevkii

İstanbul ile Ankara arasındaki karayolu rotasında yaklaşık orta noktaya düşüyoruz. İstanbul'dan yaklaşık 250, Ankara'dan yaklaşık 230 kilometre. Bolu Tüneli girişinden çok kısa süre önce, Kaynaşlı çıkışının hemen yanında yer alıyoruz.

Bakacak Mevkii yalnızca bir adres değil. Bu mevki, Bolu Dağı'nın çam ve kayın ormanlarının tam kalbinde, rakımın yüksekliğini hissettirdiği, havanın bile et pişirmenin tadını değiştirdiği bir noktadır. Yazın serin bir gölge, kışın kar altında bile sıcak bir ocak bulacağınız yer.

Bu konumu biz seçtik, bize hazır verilmedi. Yolun bu noktasında insanların neye ihtiyaç duyduğunu biliyorduk: güvenilir bir mola, sıcak bir tabak, temiz bir tesis.

7/24 Açık Olmak Neden Bir Tercih Değil, Bir Sorumluluk

D100 saat bilmiyor. Gece yarısı Ankara'ya yetişmeye çalışan bir aile, sabah beşte yola çıkan bir kamyoncu, bayram tatilinin ilk gecesinde yorgunluktan gözleri kapanan bir sürücü — hepsi bu yoldan geçiyor.

Biz 7/24 açık olmayı bir reklam sloganı olarak değil, bu yola karşı duyduğumuz sorumluluğun bir gereği olarak görüyoruz. Mutfağımız hiç soğumaz. Kahvaltı tabağı her sabah taze kurulur. Mangal közü gerektiğinde her saat yakılır.

Bayramda, tatil dönüşlerinde, kış gece yarıslarında ve yaz sezonunun en yoğun saatlerinde — kapımız açık. Çünkü yolda olmak bazen öngörülemeyen şeyler demektir ve öngörülemeyen anlarda güvenilir bir yer bulmak paha biçilemez.

İmza Lezzetlerimiz ve Arkasındaki Hikaye

Bakacak Köftesi

Bakacak Köftesi, bu yörenin et kültüründen süzülüp gelen, sonra bir standarda oturtulmuş bir tarif. Halka açık söyleyebileceğimiz şu: %50 dana eti, %40 kuzu eti ve Bolu ile Düzce yaylalarından toplanan taze karalahana bir araya geliyor. Ekmek kırıntısı yok, süt ürünü yok — sadece etin kendisi, yeşilin ferahlığı, baharatın doğruluğu.

Pişirme meşe kömüründe yapılır. Yüksek ısıda kısa mühürleme; dışı karamelize, içi sulu. Sonra kısa bir dinlendirme, ardından sofranıza.

Bu tarif Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiştir. Artık Bakacak Köftesi sadece bir yemek adı değil; bu coğrafyanın, bu mevkiin adıdır.

Bakacak Pirzolası

Bolu yaylalarında büyüyen kuzunun pirzolaları. Marinasyon yok, katkı yok — sadece tuz, kekik ve yüksek ateş. Pirzolanın hızla mühürlenmesi, kemiğe yakın suyun içeride kalması. En sade olanın en dürüst olduğuna inanıyoruz.

7/24 Yöresel Kahvaltı

Kahvaltı masasını sabahın belirli saatlerine hapsetmeyi hiç doğru bulmadık. Gece molası veren biri saat üçte kahvaltı istemez mi? Biz sunduk; talep büyüdü.

Bugün Düzce ve Bolu köylerinden günlük tedarik edilen 40'ı aşkın bölgesel ürünle serpme kahvaltı hazırlıyoruz. Manda kaymağı, köy peyniri, ev yapımı reçeller, taze yumurta, ev sucuğu, gözleme — sıcak köy ekmeğiyle sofranıza gelir. Bolu'da bir köy sabahı yaşatmaya çalışıyoruz, D100 üzerinde.

Tedarik Anlayışımız: Sahadan Sofraya

Menümüzdeki hiçbir et başka şehirden gelmiyor. Bolu ve Düzce çevresindeki kasaplar, çiftçiler, yaylacılar — bunlar bizim tedarik zincirimimizin her halkası. Günlük alım yapıyoruz; stok bekletme yok.

Restoranın içinde cam bir kasap reyonu var. Misafirlerimiz etleri seçmeden önce görebilir. Saydamlık bir tercih değil; bu işin olması gereken hali.

Bu anlayış hem bölge tarım ve hayvancılığını desteklemek hem de misafirlere gerçek bir güvence vermek için var. Halil İbrahim Uygun'un ilk günden beri söylediği şey: "Düzce ve Bolu'nun tarım ve hayvancılığını geliştirmek."

Mekanımız Hakkında

350 kişilik kapasitesiyle büyük bir aileyiz. Kışın şömineli kapalı salonlar, yazın geniş açık teras ve bahçe. Kamyon ve TIR'lara uygun geniş otopark, çocuk oyun alanı, bebek bakım odası. Büyük grup organizasyonları için önceden rezervasyon alıyoruz.

TEM Otoyolu Bolu Dağı Tüneli çıkışından yalnızca 5 dakika mesafedeyiz. Kış aylarında Bolu Dağı'nı zincir ya da kış lastiğiyle geçenler için doğal bir durak noktasıyız — hem öncesinde hem de sonrasında.

Haberler ve basın yansımaları için sitemizde Basında Biz bölümünü inceleyebilirsiniz. Habertürk, Milliyet, Hürriyet ve Sabah gibi ulusal yayın kuruluşlarında ve pek çok food blog ve seyahat içeriğinde yer aldık.

Değerlerimiz — Kısaca

Bunu madde madde yazmak istedik çünkü bize sık soruluyor:

  • Dürüstlük: Menümüzde gördüğünüz, sofranıza gelendir. Fazlası da eksisi de yok.
  • Günlük tazelik: Hiçbir et dünden kalmaz. Kahvaltı malzemeleri her sabah taze.
  • Yerel bağ: Tedarikçilerimiz Bolu ve Düzce'den. Bu bir slogan değil, bir tercih.
  • Açık kapı: Saat, mevsim, hava fark etmez. Kapımız açık demek, gerçekten açık demek.
  • Sadelik: En iyi et, en doğru ısı. Karmaşıklık maskelemez; sadelik dürüstlüktür.
  • Bize Ulaşın

    Rezervasyon ve her türlü soru için her saat arayabilirsiniz: 0850 888 81 14

    Daha fazlası için: Hakkımızda sayfamıza bakabilir, menümüzü inceleyebilir ya da Bakacak Mevkii'nin hikayesini okuyabilirsiniz.


    Bazı mekanlar tarifleriyle anılır. Bazıları ise durdukları yerle. Biz Bakacak'tayız — çünkü bu yol her zaman birini taşıyor ve o kişi, bir noktada gerçek bir yere ihtiyaç duyuyor.
    —∎—